TONYA'NIN TANITIMI

HER YÖNÜYLE TONYA 20/4/2010  

 

Trabzon'un ilçesi Tonya’nın tarihsel, coğrafik, sosyal, ekonomik yapısı ve kültürel özelliklerinin tanıtımı konusunda ileri bir adım daha atıldı. Gazeteci, eğitimci,  yazar Hasan Kalyoncu; doğup büyüdüğü Tonya çevresinde, yıllarca yaptığı gözlem ve incelemelerin sonuçlarını, yeni yayımladığı "TONYA" kitabında yazılı ve görsel verilerle birlikte yansıtmıştır.

    Kalyoncu’nun bu yeni eseri, daha önce yayımlanan "HER YÖNÜYLE TONYA" adlı kitabının güncel gelişmeler ve bulgular ışığında geliştirilmesiyle birlikte, sosyal araştırmacıların ve halkımızın biricik başvuru kaynağı olarak, çok önemli bir ihtiyaca yanıt vermektedir. Hiç kuşkusuz, bu tür yapıtlar, ilerleyen zaman içinde, yeni araştırma ve gelişmeler ışığında yetersiz kalmaktadır.

    Toplumdaki bilgi paylaşımının artmasıyla birlikte, sosyal gelişim ve değişime paralel olarak, bir süre sonra bu yapıtın güncellenmesi ve yeni basımlarının gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Tonya hakkında yazılmış bir temel başvuru kaynağı olarak, söz konusu eserin şu haliyle bile pek çok yönden eksik kaldığı açıktır. Örneğin, Tonya’dan Yetişenler, Edebiyatta Tonya; ilçemiz folkloru içerisinde yer alan imece, Kalandar,  Mayıs 7’si; doğum, düğün, ölüm adet ve törenleri; askere, gurbete yollama, karşılama; kadın yaşamı; tarihsel gelişim içinde halkın sosyo-ekonomik dinamiklerinin saptanıp, ortaya çıkarılması… gibi konularda araştırmaların yetersizliği açıktır. Süreç içerisinde, Tonya ile ilgili daha nitelikli, daha kapsamlı, bilimsel bilgi ve bulguların ortaya konulma ihtiyacı, yöremizdeki halkbilimi araştırmacılarını ve en başta “Tonya” adlı yapıtın yazarı sayın Kalyoncu’yu yeniden harekete geçirebilir. Ortaya çıkan haliyle bile, Tonya Kitabı, çok yönlü araştırma sonuçlarıyla birlikte, ilçemiz meraklılarına önemli ölçüde ışık tutacaktır. Bu sorumlu, sabırlı ve özverili çalışmasından ötürü Hasan Kalyoncu’yu kutlamak ve ortaya çıkan eseri kapışmak gerekir. Çünkü o yapıt, kısa sürede tükenebilir.

    Günümüzde tüm yerel birimler; iller, ilçeler, kasabalar, köyler; yazılı ve görsel basında “kendilerini tanıtma, öne çıkarma, önemli olduklarını gösterme uğruna” yoğun çalışmalar yürütüyor.  Ekonomik ve siyasal yapıdan kendilerine düşen payı artırma, hakkını başka birimlere kaptırmama yarışına hızla katılıyorlar. Bu tanıtımların bazıları, Tonya Kitabı gibi büyük başarılara imza atarken, bazıları ne yazık ki, ilkel bir reklâmdan öteye gidemiyor. O tür tanıtımlarda düşünsel, anlatımsal, estetiksel sığlık; hemen fark ediliyor.  Bu açıdan bakıldığında, Kalyoncu’nun yeni yapıtı, çevremizde, son yıllarda üretilen en nitelikli sosyal araştırma ürünü olarak, hemen dikkat çekiyor. Tonya Kitabı, Tonya’dan uzakta yaşayanlara, Tonya özlemiyle yanıp tutuşanlara; vefalı, çileli, umut ve şiir yüklü yüreğiyle yeşillikler içinden göz kırpıyor, el salıyor. Kalyoncu’nun şu çağrısıyla umutlanalım, vakit buldukça o çağrıya uyalım:

   “ Gelin, birlikte gezelim Tonya’yı…

     Birlikte horon tepelim düğünlerde, derneklerde, birlikte tırpan sallayalım çiçekli çayırlarda.

    Dağlarında inek otlatalım, sevdalıların türküleri yankılansın kulaklarımızda.

    Bir ananın askerdeki oğluna, bir gelinin gurbetteki eşine yaktığı ağıdı, aynı duygularla paylaşalım.

    Geçmişe doğru yol alalım, zaman tüneli içinde geçmişten geleceğe ışık tutalım…”

     Bu güzel dileklere bir şiirle katılıyor, araştırmacı-yazar Kalyoncu’yu ve eşsiz güzellikler odağı Tonya’mızı, bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

 MAVİ GÜN

Merhaba mavi gün
Merhaba y
eşil yürekli Tonya
Yükselirken dağların ardında güneş
Yürür tarlalara emek
Uyanır ıslak topraklar yavaş yavaş

Merhaba mavi gün
Merhaba eriyen kar
Yürüsün dağlardan denizlere
Irmakların gür sesi
Yürüsün aç topraklarda bahar

Merhaba mavi gün
Merhaba yaşam denen savaş
Daha nice tutkular tutuşacak
Nice güzellikler göreceğiz
Geçerek ortasından yeşil yolların
Kıracağız zincirini tutsak kolların

                           Ahmet İNCE

                 www.ozanahmetince.blogcu.com

                            incegil@hotmail.com  

 

  “TRABZON-TONYA AĞZININ DİLBİLGİSEL ÖZELLİKLERİ”

     Her yörenin kendine özgü sözcükleri ve deyimleri vardır. Bunlar, yerel motifler ve otantik özellikler taşır. Söz konusu özelliklerin incelenip saptanması, yorumlanması, gerek sanatsal ve kültürel iletişim, gerek halkbilim, gerekse dilbilim açısından büyük önem taşır. Ülkemizde bu tür çabalar, dilimizin ne tür etkiler altında biçimlendiğini, yerelden genele doğru nasıl değişip geliştiğini görmemize yardımcı olur.
 

    Yerel ağızları belirleyen, biçimlendiren ekonomik, toplumsal, psikolojik, coğrafik, folklorik etkenlerin tanınması, tanıtılması, dilimizin alttan üste doğru, nasıl bir evrim geçirdiğini açığa çıkarır.
    Uluslar, dillerinin yerel ağız özelliklerini, ”dil içinde dil” gerçeğini, sözcüklerinin tarihsel oluşum süreçlerini, yapısal özelliklerini, düzenli biçimde saptayıp dil yapıtlarına, sözlüklere dönüştürdükçe, ortaya ulusal, evrensel çapta bir ağızlar, diller mozaiği çıkmaktadır. Bu mozaik, insanlığın gelişim, değişim değerlerini, kültürel birikimlerini, gelecek kuşaklara taşıyan, çok zengin bir hazinedir. Bu hazinenin oluşumunda, kendini dilbilimsel araştırmalara adayan yazarların yadsınmaz bir payı vardır. İşte bu tür yazarlardan biri de eğitimci-yazar Hasan Kalyoncu’dur.
    Sayın Kalyoncu, dil, halkbilim ve yerel ağızlar üzerine yeni araştırmalar, incelemeler bekleyen meraklı insanlar, folklor araştırmacıları, özellikle dilbilimciler için 2001 yılında son derecede yararlı bir yapıt hazırlamıştır: “Trabzon- Tonya Ağzının Dilbilgisel Özellikleri ve Tonya Sözlüğü “
    Dil ve kültür dünyamıza yeni katkılar getiren, yerel yaşamın ve kültürel iletişimin canlı bir aynası olan söz konusu yapıt, Tonya ile ilgili “dil ve folklor” konularında araştırma yapmak isteyenler için “vazgeçilmez bir kaynak” değeri taşımaktadır.
    Dilimizin yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya doğru nasıl ağız değişiklikleri gösterdiğini, canlı örneklerle sergileyen yazar; folklorik ve coğrafik özelliklerden izler taşıyan bu eserinde, otantik sözcüklerin, manilerdeki kullanımına dikkat çekmektedir.
    Yerel ağızlarda ve manilerde sıkça kullanılan şu tür sözcükler, bölgesel dilin ayırt edici motifleri olarak ilgi uyandırmaktadır: ”Dasdar (kilim), çomber (çember, başörtüsü),camadan(sırt çantası) fistan (kadın giysisi), misir (mısır), gerdel (külek), hartoma (çatı kaplama), hozan (işlenir tarla), ifteri (eğrelti), işmar (işaret), işluk (gömlek), kaful (fundalık), kelek (bir çan türü), karak (kapı mandalı), kayde (ezgi), komar (orman gülü),kugar(ucu eğri dal parçası) peştamal (önlük),ogari(yukarı) tirmaç (yük taşıma ipi), kufa (ağaç kova), serander (mısır saklama, kurutma yeri), mol (bitki topluluğu), camadan (özel sırt çantası), sifin (sarıçiçek)…
    Bu yerel, otantik sözcükler, halkın aynası niteliğindeki manilerde şu biçimde kullanılmaktadır:


   “İfterinin kugari 
    Beyir gelır ogari
    Yarım ne var koynunda
    Fistan kalkar ogari


    İki masa o yanda
    Bir cam kırdım bu yanda
    Aradım buldum yâri 
    İki kaful o yanda

    Alaca camadani
    Yar dokuyi dokuyi
    Aldi oğa sevdaluk
    Eyleyinde uyuyi

    Dasdarının istinde
    Misir kurutuyirım
    Yar aklıma gelende
    İşi onutuyirım”

    Karadeniz Bölgesi’nin dağlık kesimlerinde kullanılan, özellikle Tonya ağzında yer alan sözcüklerin çoğunun, sanki Türkçenin ünlü uyumunu bozmak için, özel bir söyleyişe büründüklerini görmekteyiz. Böylesine önemli ve ilgi çekici bir konuyu araştıran yazar, yerel dil gerçeğimize ışık tutmaktadır. Bir eğitimci gözüyle, Tonya’nın ekonomik, toplumsal, folklorik yönlerini sürekli irdeleyen, bir kuyumcu titizliğiyle, halkın sözlü ve yazılı ürünlerini derleyen, bu yöredeki sözcük ve konuşma farklılıklarını saptayan, bunları zaman zaman, sahibi bulunduğu Tonyahaber Gazetesi’nde yayınlayan Hasan Kalyoncu, bu yapıtıyla, dil araştırmacılarının dikkatini yöreye çekmektedir.
    Kabul etmek gerekir ki, kısıtlı olanaklarla, dar bir bölgenin dil ve ağız özelliklerini saptamaya çalışan bu araştırmanın eksiklikleri, yetersizlikleri olacaktır. Bunlar, süreç içerisinde açığa çıkar. Yazar, yapıtının gelecekteki baskılarında eksiklerini, yanlışlarını giderebilir.
    Tüm eksiklerine karşın bu ürün, karşılaştırmalı dilbilim, halkbilim ve toplumbilim çalışmaları için önemli bir kaynak işlevi görmektedir. Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, sözcüklerin açıklamaları yanında, yerel ağızlardaki kullanılış biçimleri, somut örneklerle sergilenmiştir. Karadeniz’in ve özellikle Tonya’nın, köyden köye, mahalleden mahalleye farklılaşan bir ağızlar bileşiği olduğu göz önüne serilmektedir.
    Sonuç olarak, bu yapıtın gerek halkbilim, gerekse dilbilim alanına giren pek çok konuya kaynak olacağına, katkı yapacağına, farklı kullanımlarıyla dilimizin yerelden genele, genelden yerele uzanan iletişim sürecine ışık tutacağına inanıyorum.
    Yazarı ve bu kitaptan yararlanacak insanlarımızı, en iyi dileklerimle selâmlıyorum.

                  Ahmet İNCE
    
www.ozanahmetince.blogcu.com

          incegil@hotmail.com

 

 

 
 
 
 
 
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !